Velayet Davası

Velayet davası ve dava süreciyle ilgili tüm detaylar Şengüler Hukuk Bürosu'nda.

Velayet hakkı, ana babanın, reşit olmayan çocuklarının bakım ve korunmalarının sağlanması amacıyla, onların kişi ve malları üzerinde sahip oldukları görev, yetki ve hakların bütününü ifade eder. Evlilik halinde eşler çocukları üzerindeki velayet hakkını berber kullanırlar. Şayet ana ve baba evli değil ise velayet anneye bırakılır. Boşanma halinde ise hâkimin takdirine göre taraflardan biri velayet hakkına sahip olur. Hâkim veliyi tayin ederken öncelikle çocuğun yararını gözetir. Ardından eşlerin maddi durumları ve sosyal durumları göz önüne alınır. Boşanma davasında verilen velayet kararı kesin bir karar değildir. Taraflar şartların değişmesi ile her zaman velayet kararının değiştirilip kendisine verilmesini talep edebilirler.

Velayet hakkı başkasına devredilemez ve ana veya baba velayet hakkından feragat edemez. Yasal sebepler olmadıkça velayet hakkı ana veya babadan kaldırılamaz. Bu hakka sahip olan ana ve baba çocuğun bakımı ve eğitimi konusunda çocuğun yararını gözeterek gerekli kararları alır ve uygularlar.Çocuk da ailesinin aldığı bu kararlara saygı göstermekle yükümlüdür. Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişimiyle orantılı olarak çocuk hakkında alınacak kararlarda çocuğun da fikri alınır.

Velayet hakkına sahip olan ana veya baba nerede oturuyor ise çocuğun da yerleşim yeri orası olur. Ayrıca çocuğun velayet hakkına sahip olan ana veya baba çocuğun akademik, mesleki ve dini eğitimini sağlamakla yükümlüdür.

Velayet altındaki çocuk kendisini borç altına sokmayacak işlemleri yapabilir, bağışlamaları kabul edebilir. Ayırt etme gücü ile nedeni nive sonucunu kavrayabildiği ölçüde borçlandırıcı işlemlere dâhil olabilir. Bunun dışında yapacağı işlemlerde ana veya babasının rızası aranır.

Velayet altındaki çocuk, ayırt etme gücüne sahip olduğu ölçüde ana ve babanın rızasıyla aile adına hukuki işlemler yapabilir. Tanınan yetki çerçevesinde yapılan hukuki işlemlerden dolayı ana ve baba borç altına girer.

VELAYETİN KALDIRILMASI

Ana ve babanın velayet hakkının amacına uygun kullanılmaması halinde kanun velayet hakkının kaldırılmasını öngörmüştür.

Velayetin kaldırılmasının belirli başlı sebepleri vardır:

–  Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, özürlü olması, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirmemesi. Burada sayılan sebepler dışındaki nedenlere dayanarak da velayetin kaldırılması söz konusu olabilir.

–  Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması. Burada ana veya babanın kusurlu olması aranır. Hâkim takdir yetkisini kullanarak kusurlu olan tarafın velayet hakkını kaldırır. Fakat bir tarafın velayet hakkının kalkması otomatik olarak diğer tarafa velayet hakkı verileceği anlamına gelmez. Hâkim uygun gördüğü takdirde velayeti diğer ebeveyne verebilir yahut farklı bir vasi atayabilir.

–  Ana veya babanın yeniden evlenmesi halinde ise bu durum doğrudan velayet hakkının kaldırılmasına neden olmaz. Ancak çocuğun menfaati gerektirdiğinde evlenen ebeveynden velayet hakkı kaldırılabilir.

Velayetin kaldırılması sonucunda: Velinin velayetten kaynaklanan hak ve yükümlülükleri sona erer. Fakat ana ve babanın velayete bağlı olmayan, çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama ve nafaka yükümlülükleri devam eder.

Durumun değişmesi halinde, velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa, hâkimin re’sen ya da ana veya babanın istemi üzerine velayeti geri verilebilecektir.

İREM ÜSTÜNTAY