Dolandırıcılık Suçu

Dolandırıcılık suçu; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157-159. Maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Genel olarak, bir kişinin hileli davranış veya davranışlarla bir kimseyi aldatıp, aldattığı kişiyi veya bir başkasını zarara uğratarak kendisine veya başkalarına yarar sağlanmasına dolandırıcılık denir.

Basit halinde cezası bir yıldan başlar ve beş yıla kadar artabilir. Nitelikli halinde bu ceza sınırları daha da artar.

Dolandırıcılık Suçu Nedir? (TCK 157 ve TCK 158)

TCK’nın 157. Maddesinde basit dolandırıcılık suçu;

“Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.”

şeklinde belirtilmiştir. Bu suçun unsurları; failin hileli bir davranışta bulunması, mağdurun bu hileli davranış sonucunda aldatılması, bu aldatmadan dolayı mağdurun malvarlığında zarar doğması ve failin ya da bir başkasının fayda sağlamasıdır.

Dolandırıcılık suçunun en önemli unsuru hileli bir davranışın bulunmasıdır. Nitekim Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 30.01.2012 tarihli ve 2011/66151 E. – 2012/5686 K. sayılı kararına göre;

“Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte birtakım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır”

TCK’nın 158. Maddesinde ise dolandırıcılık suçunun nitelikli hali düzenlenmiştir. Dolandırıcılık suçunun nitelikli halleri kanunda;

  • Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
  • Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
  • Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
  • Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek
  • Tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,
  • Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
  • Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
  • Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
  • Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri
    sırasında,
  • Kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
  • Serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin
  • Kötüye kullanılması suretiyle,
  • Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını
    sağlamak maksadıyla,
  • Sigorta bedelini almak maksadıyla,

şeklinde sıralanmıştır.

Dolandırıcılık Suçunun Cezası

Dolandırıcılık suçunun basit ve nitelikli hali Türk Ceza Kanunu’nun 157 ve 158.
Maddelerinde düzenlenmiştir. 157. Maddeye göre suçun basit hali, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Suçun nitelikli hali ise, failin tek bir kişi olduğu hallerde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarında faillerin sayısı da cezanın artırılması için
bir sebeptir. Bu suçların üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılacak olup, bir suç örgütü faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ise verilecek ceza bir kat artırılacaktır.

Dolandırıcılık Suçunda Etkin Pişmanlık ve Ceza İndirimi

Etkin pişmanlık durumunda cezada indirime gidilebilen suçlar kanunda belirtilmiştir.
Dolandırıcılık suçu da kanunda belirtilen bu suçlardan birisi olduğu için dolandırıcılık
suçunda alınan cezadan indirim yapılabilir. Etkin pişmanlıkta fail suçunun tamamladıktan
sonra kovuşturma başlamadan bizzat pişman olur ve mağdurun uğradığı zararı iade eder veya tazmin yolları ile tamamen giderir. Bu durumda ceza üçte ikisi oranında indirilir. Eğer ki etkin pişmanlık durumu kovuşturma başladıktan sonra ortaya çıkarsa ceza yarı oranında indirilir.

Dolandırıcılık Suçunda Zamanaşımı

Dolandırıcılık suçunun basit halinde zaman aşımı süresi Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre failin ve suçun öğrenildiği tarihten itibaren 8 yıldır. Nitelikli dolandırıcılık suçunda ise zaman aşımı süresi ise 15 yıldır.

Dolandırıcılık Suçu Örnekleri

“Terör örgütü soruşturmasına adınız karıştı” diye korkutarak kişiden para istemek,
“Kredi kartı aidatlarını iade ediyoruz” diyerek, kişiyi kandırıp kredi kartı bilgilerini alıp
hesabından para çekmek ve muska yazarak hastalıkları iyileştirdiğini iddia eden üfürükçülerin fiilleri dolandırıcılık suçuna örnek oluşturur.

Noterde araç satışı dolandırıcılığı da bu suça örnektir. Satış sözleşmesindeki alıcı ismi
ile satış bedelinin alıcısının isminin farklı olması çok sık karşılaşılan bir durumdur. Yine
satılan aracın kilometresinin düşürülmüş olması da dolandırıcılık suçunu meydana getirir.
Kimi zaman da dolandırıcılar sosyal medya üzerinden yaptıkları reklamlarla “kredi
verebiliriz” şeklinde insanları kandırarak kendi hesaplarına para gönderilmesini
sağlayabilirler.

Dolandırıcılık Suçunda Şikâyet Süreci

Dolandırıcılık suçu takibi şikâyete bağlı bir suç değildir. Şikâyet olmasa bile
soruşturma ve kovuşturma yapılabilir. Bu yüzden belli bir şikâyet süresi de yoktur. Fakat basit dolandırıcılık halinde dava zaman aşımı süresi 8 yıldır. Bu yüzden 8 yıl içinde kişi şikâyet hakkını kullanarak olayı savcılığa bildirmelidir.

Dolandırıcılık Suçu Şikâyet Dilekçesi

KOCAELİ CUMHURİYET SAVCILIĞINA,

MÜŞTEKİ :

VEKİLİ :

ŞÜPHELİLER : 1)
2)

SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
SUÇ TARİHİ :
AÇIKLAMALAR :

Şüpheli ………. Gölcükte ……..Ekmek Fırınını işletmektedir. Müşteki ……… ile
şüpheli ……… arasında yapılan “un” satışı nedeniyle bir ticari ilişki mevcuttur. Satış
sözleşmesi gereğince unlar ……….’e teslim edilmiş ve karşılığında 21.11.2016 vadeli 4.000
TL, 21.12.2016 vadeli 4.000 TL, 15.01.2017 vadeli 4.500 TL, 31.01.2017 vadeli 4.500 TL,
20.02.2017 vadeli 4.500 TL, 10.03.2017 vadeli 5.000 TL bedelli 6 adet senet alınmıştır.

Vadesi gelen senet bedellerinin ödenmemesinden dolayı müşteki elindeki senetleri
Kocaeli İcra Müdürlüğünün …….. E. sayılı dosyasıyla icra takibine koymuştur. Bunun
üzerine müşteki borca ve imzaya itiraz etmiştir. İtiraz üzerine Kocaeli İcra Hukuk
Mahkemesinin ……… E. Sayılı dosyasında imza itirazı incelenmiş ve yapılan bilirkişi
incelemesinde imzaların Şüpheli ……….’e ait olmadığından imza itirazının kabulüne karar
verilmiş ve müştekinin icra takibi sonlandırılmıştır..

Şüpheli ………… tarafından verilen senetlerde kendi isim ve kaşesi mevcuttur.
Senetler müşteki çalışanına ……….. tarafından verilmiştir. İmzanın sahteliğinin
anlaşılmasından sonra haricen edindiğimiz bilgi senetteki imzaların …………’in yeğeni
………..’e ait olduğudur. Müştekiye verilen senetlerde isim ve imza birlikteliği bu yüzden
oluşamamıştır. Şüpheliler tacir olup, düzenledikleri senetlerin nasıl geçerli olup olmayacağını
en iyi şekilde bilmektedirler. Senetleri farklı isim ve imza ile düzenleyen şüpheliler TCK 158.
maddede belirtilen nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemişlerdir.

Müşteki şikayetçi olduğundan, şüpheliler hakkında gerekli tahkikatın yapılarak kamu
davasının açılmasına karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim. 15.10.2018

Dolandırıcılık Suçu Yargıtay Kararları

  • 5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 2.
    fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için suç failinin ismen
    söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi,
    ünvanı ve lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını hatırının sayıldığını, işini
    yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırması gerektiği somut olayda, sanıkların isim
    belirtmeksizin, belli bir kamu görevlisi yanında hatırı sayıldıklarından ve ilişkisi
    olduklarından bahsetmeksizin belediye görevlileriyle ilişkilerinin iyi olduğunu,
    belediyeye ait dükkânın kiralamasında kendisine yardımcı olabileceklerini beyan edip
    müştekiden haksız çıkar sağladıklarının iddia ve kabul olunması karşısında, fiilin 5237
    sayılı TCK’nın 157. maddesi kapsamında basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden unsurları yönünden oluşmayan aynı Kanunun 158/2 madde ve fıkrası uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçu ile mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 15. Ceza Dairesi – Karar: 2014/12458).
  • Sanık özel evrakta sahtecilik suçu nedeniyle cezalandırılmıştır. Özel belgede (evrakta)sahtecilik suçunda, önceden verilen rızaya dayalı olarak borçlu yerine imza atılması halinde suç kastı oluşmaz. Bu nedenle özel evrakta sahtecilik suçu ile dolandırıcılık
    suçunun oluşup oluşmadığının araştırılması için, borçlunun kendi adına atılan imzaya
    önceden rıza gösterip göstermediğinin araştırılması gerekir. (Yargıtay 21. Ceza Dairesi
    – 2015/5333 karar)
  • Sanıklar… ve …‘ün 2001 yılında… Nakliyat Oto Gıda isimli şirketi kurdukları, sanık
    …‘nün ise şirketin muhasebe işlerini yürüttüğü, sanık …‘in, sanıklar… ve …‘nin
    bilgisi dışında, kendi oğulları olan sanıklar… ve… İle sanık …‘ı bu kişilerin bilgileri
    ve istekleri dahilinde söz konusu şirkette çalışmadıkları halde çalışıyormuş gibi sahte
    işe giriş bildirgeleri düzenleyerek sigortalı çalışan olarak gösterdiği, sanıkların bu
    şekilde üzerlerine atılı suçları işledikleri iddia olunan olayda;
    Sanıkların savunmaları, katılan vekili beyanları, kurum yazıları ile dosya kapsamından
    sanıklar İlhan ve … bakımından katılan kurumun zararının bulunmaması, yine söz
    konusu iş yerinin gerçek bir iş yeri olması nedeniyle mahkemece sanıkların üzerlerine
    atılı suçları işlediklerine dair, mahkumiyetlerine yeterli, kesin delil olmaması
    gerekçesine dayanan beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 15.
    Ceza Dairesi – 2017/8524 Esas., 2019/838 Karar)
  • Sanık kendisini bazen Zükarneyn, bazen Dabbetü’l -arz olarak tanıtarak mağdurlardan
    para almış, kendisine verilen paranın Allah’a verildiğini ifade etmiştir. Sanığın bu
    şekildeki nitelikli hileyle dini inanç ve duyguları istismar etmesi nedeniyle nitelikli
    dolandırıcılık suçu şartları oluşmuştur. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi – 2012/39544
    karar)

Dolandırıcılık Suçu Hangi Yetkili Mahkemede Yargılanır ?

Dolandırıcılık suçunun basit halinde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesiyken nitelikli halinde ağız ceza mahkemesi görevlidir.

Yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir. Dolandırıcılık suçu failin kendisi adına veya üçüncü bir kişi lehine fayda sağlamasıyla tamamlanır. Bu yüzden yetkili mahkeme bu faydanın sağlandığı yer mahkemesidir.