Uyuşturucu Madde Kullanma Suçu

Uyuşturucu Madde Kullanma Suçu Nedir ?

Eski Türk Ceza Kanunu’nun 191. Maddesinde yer alan “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” suçu, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68.maddesi ile yeniden düzenlenmiştir.

Madde başlığı; “Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” şeklinde değiştirilmiştir. Yeni düzenleme ile artık uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmanın da cezai yaptırımı vardır.

Uyuşturucu Madde Kullanma ve Bulundurma Suçunun Cezası

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden, bulunduranın yanı sıra, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kimseler, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

Bu suçu işleyenler bakımından CMK m.171 hükmünde yer alan sınırlamalar ve şartlar aranmaksızın, kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesi imkânı vardır.

Uyuşturucu Kullanma Suçunda Denetimli Serbestlik ve İhlali

Cumhuriyet savcısının denetimli serbestlik tedbirine hükmetme ve gerekir ise şüpheliye tedavi altında bulundurma yetkisi vardır.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde, hükmolunan ceza infaz edilemez. Buna karşılık, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmayan kişi ile ilgili olarak hükmolunan ceza infaz edilir.

Uyuşturucu Madde Kullanma Suçunda Etkin Pişmanlık

Bu suç bakımından bir cezasızlık nedeni olan etkin pişmanlık halleri TCK m.192’de düzenlenmiştir. TCK 192/2 ve 192/4 maddesinde yer alan şartların gerçekleşmesi durumunda (şahsi cezasızlık) faile ceza verilememektedir. TCK 192/3 maddesinde yer alan şartın gerçekleşmesi durumunda ise cezanın azaltılması söz konusu olur.

“(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.

(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.

(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz.”

Uyuşturucu Madde Kişisel Kullanım Sınırı/Miktarı

TCK m.191’de yazılı kullanmak için uyuşturucu satın almak, bulundurmak, kabul etmek ve uyuşturucu kullanmak suçu Asliye Ceza’nın; TCK m.188’de yazılı uyuşturucu madde ticareti yapmak suçu ise Ağır Ceza Mahkemesi’nin görev alanına girmektedir. Bu yüzden kişisel kullanım sınırı/miktarı belirlenmesi önemli bir husustur.

Yargıtay’ın konu ile ilgili kararı:

“Sanığın 18 paket (meşe tabir edilen) içinde 8 gr 659 miligram toz esrar içiren dişi hint keneviri bitkisi ve ayrı bir poşet içinde net 6 gr 405 miligram toz esrar içeren dişi hint keneviri bitkisi ile yakalandığının anlaşılması karşısında, sanıkta ele geçirilen maddenin miktarı, niteliği, ele geçiriliş şekli ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın eyleminin sübutu halinde satmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi”

Uyuşturucu Madde Kullanma Suçunda Zamanaşımı ve Şikayet

TCK 66.maddesi e bendine göre;

“Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl”

geçmesiyle kamu davası düşer. Bu suçta da azami 5 yıl hapis cezası belirlendiğine göre zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Bu suç takibi şikayete bağlı suçlar kategorisinde yer almamaktadır. Bu sebeple suçun takibi için şikayet süresi yoktur. Zamanaşımı süresine uymak koşuluyla her zaman soruşturma ve kovuşturma yapılabilir.