İş Kazası Tazminat Davası, Şartları ve Zamanaşımı

İş yaşamı, riskli  iş alanlarını içinde barındırdığından, iş kazalarının ülkemizde sık sık gündem olması ile karşı karşıya kalmaktayız. İş kazaları, kimi zaman, işverenlerin yeterli eğitimi işçilerine vermemelerinden, işyerinde  yeterli güvenlik önlemlerinin alınmamasından, işyerinde makine bakımlarının zamanında yapılmamasından, işçinin işyeri kurallarına  uymamasından ve daha artırabileceğimiz birçok nedenden kaynaklanabilmektedir. İş kazaları, iş hukuku anlamında önemli bir yer kaplamaktadır, dava sonuçları itibariyle işverene en büyük sorumluluğu  yükleyen alanlardan birisidir.

İş Kazası Nedir ? Hangi Haller İş Kazası Sayılır ?

İş kazasının doğrudan genel bir tanımını yapmamakla  beraber, işçinin, işverenin otoritesi altında olduğu esnada ortaya çıkan kazalar için iş kazası tanımlaması yapabiliriz.

İş kazası sayılan haller;

  • Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen kazalar,
  • İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle,
  • Sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle meydana gelen kazalar,
  • Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen kazalar,
  • Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda meydana gelen kazalar,
  • Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında gerçekleşen kazalar iş kazasıdır. 

İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açabilirim ?

İş kazası tazminat davası doğrudan açılabileceği gibi, mahkemeler yargılamaya başlamak için SGK  tarafından düzenlenecek iş kazası raporu dosyasının hazırlanmasını beklemektedirler, bu dosyanın hazırlanması iş kazası dosyaları için çok önemli bir süreçtir.

İş Kazası Tazminat Davalarında Yetkili ve Görevli Mahkeme

İş kazalarında görevli mahkeme, ‘İş Mahkemeleridir’. Yetkili mahkeme ise, kazanın  meydana geldiği yer, bu bir  haksız  fiil olduğundan  işçinin ikametgahı, işverenin bulunduğu yer mahkemesidir. Eğer işçi iş  kazası sonrası vefat ettiyse, vefat eden işçinin davacı yakınlarının yerleşim yeri iş mahkemesi de yetkilidir.

İş Kazası Tazminat Davası Zamanaşımı

TBK, genel hükümler bazında zamanaşımı süresini 10 yıl olarak düzenlemiştir. İş kazasının meydana geldiği andan itibaren 10 yıl içerisinde talep ve dava açma hakları zamanaşımına uğrar.

Zamanaşımı yönünden birkaç nüanstan bahsetmemiz gerekirse, bunlardan birincisi, maluliyet oranının kesin olarak tespit edilemediği hallerde, kati raporun düzenlendiği tarihten itibaren 10 yıllık süre işlemeye başlayacaktır. Maluliyet oranının kati olarak tespit edilemediği halleri, örneklendirecek olursak; malul kişinin iş kazasından kaynaklı olarak, ameliyatlarının sürüyor olmasından bahsedebiliriz.

İkinci bir durum ise, iş kazasından ötürü bir şikayet mevcutsa, yahut kamu tarafından re’sen kovuşturulan bir hadise söz konusuysa ve ceza davasındaki zamanaşımı süresi 10 yılı aşkınsa bu hallerde ceza davası zamanaşımı süresi uygulanır.

İş Kazası Tazminat Miktarı Nasıl Hesaplanır ?

Tazminat miktarının hesaplanmasında hesaba  katılan ölçütler mevcuttur. Bu  hesaplamaya katılan ölçütler ile matematiksel bir hesaplama yapılır.  Hesaplamada bir takım tablolar kullanılır. Bu tablolardaki değerler  de Tazminat Miktarı  hesaplanırken kullanılır. Tazminat miktarını, maluliyet oranı, kişinin yaşı, aldığı ücret, Türkiye’de o tarihteki asgari ücret, kazadaki kusur oranları, olay tarihi, kişinin medeni hali, raporun düzenlenme tarihi gibi birçok etmen etkiler.

Ölümlü İş Kazalarında Tazminat Miktarı 

Ölümlü iş kazalarında, tazminat davası açma hakkı, kişinin ailesine aittir, aile işverene destekten yoksun kalma tazminatı davası açma hakkına sahiptir. Bu tazminat davasında hem maddi hem de manevi tazminat talep  edilebilir. Ölümlü iş kazalarında maluliyet değerlendirmesi yapılamaz, çünkü kişi vefat etmiştir, bu bağlamda doğrudan maluliyet bazlı değerlendirme yapılırken oransal olarak bu oran dikkate alınırken, ölümlü kazalarda bu oran dikkate alınmaz.

İş Kazası Yargıtay Kararı

Kabin amiri Zeynep Sema Müstecaplıoğlu’nun 9 Mart 2013’te Japonya’da otel odasında hayatını kaybetmesiyle ilgili mahkeme 3 yıl önce 2016’da “iş kazası” kararını vermişti. Mahkemenin bu kararına itiraz edilerek, dava Yargıtay’a taşınmıştı. Yargıtay kararını verdi ve olayı iş kazası olarak onadı. Tam 6 yıl süren hukuk mücadelesi sonunda SGK, Müstecaplıoğlu’nun ailesine, iş kazası-meslek hastalığı sebebiyle, ölüm tarihinden itibaren aylık bağlayacak. Türk Hava Yolları’nda kabin amiri olarak çalışan Zeynep Sema Müstecaplıoğlu, 9 Mart 2013 tarihinde İstanbul- Osaka (Japonya) seferinin ardından konakladığı otelde, beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybetmişti. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) müfettişleri yaptığı incelemenin sonucunda, vefat nedeni ile yaptığı iş arasında bir bağ kurulamadığı gerekçesi ile Müstecaplıoğlu’nun ölümünü iş kazası olarak değerlendirmemişti. Ölümün iş kazası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten aile, Müstecaplıoğlu’nun vefatının iş kazası olduğunun tespiti talebi ile Bakırköy 18. İş Mahkemesine dava açmıştı.  5510 sayılı Sosyal Sigorta ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun iş kazası ve meslek hastalığı tanımını yapan 13. maddesinin (c) bendinde yer alan, “Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda” hükmü uyarınca, meydana gelen kaza ve hastalıkların iş kazası ve meslek hastalığı sayılması gerektiği iddiasıyla, söz konusu hüküm nazara alındığında Zeynep Sema Müstecaplıoğlu’nun ölümü ile sonuçlanan olayın bir iş kazası olarak tespit edilmesi gerektiğini talep etmişti. Bakırköy 18. İş Mahkemesi tarafından yapılan tahkikat sonunda da Sosyal Sigorta ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesinin c bendi uyarınca, Zeynep Sema Müstecaplıoğlu’nun görevli olarak bulunduğu uçuşu tamamlandıktan sonra istirahat için konakladığı otelde beyin kanaması geçirerek vefat ettiği için olay iş kazası olarak kabul edilmiş ama bu karara itiraz edilmiş ve temyiz yoluna başvurulmuştu. Geçtiğimiz ay Yargıtay, tarafların temyiz itirazlarını reddetti ve yerel mahkemenin ‘iş kazası’ kararını onandı. Yargıtay’ın bu onama kararı ile Zeynep Sema Müstecaplıoğlu’nun görevi nedeniyle gittiği başka bir ülkede otel odasında uğradığı kazanın bir iş kazası olduğu kesinleşti. Tam 6 yıl süren hukuk mücadelesi sonunda SGK, Zeynep Sema Müstecaplıoğlu’nun iş kazası-meslek hastalığı nedeniyle vefatına bağlı olarak, ailesine ölüm tarihinden itibaren aylık bağlayacak. Evvelce uzun uçuşlar sonrası ara dinlenme süreleri 48 saat kadar iken, kazanın meydana geldiği dönemde bu sürelerin 24 saate kadar düşürüldüğü, üstelik bu sürenin, uçağın piste tekerin konması ile başladığı; yolcuların uçaktan tahliyesi, uçaktan iniş, otele gidiş ve bunlara ek olarak her seferden 2-3 saat öncesinde hazır bulunmak gibi süreçlerin çıkartılması ile personele 13-14 saatlik bir dinlenme süresi kaldığı, 24 saatten daha az dinlenmelere, uçuşların yüksek irtifada gerçekleşiyor olması ve kabin içi basıncındaki değişiklikler de eklenince, olayın meydana gelmesine sebep olduğu olgusu araştırılmalıdır. Keza, Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile “Müstecaplıoğlu’nun kabin görevlisi olması nedeniyle uzun süreli sık seyahat ettiği, stres gibi faktörlerin beyin kanamasında kolaylaştırıcı etkisinin olabileceği belirtilmiştir.