Koronavirüs Nedeniyle İşe Gidilmezse Ne Olur ?

Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan 118 ülkeye bulaşan koronavirüs (corona virüs- covid-19) hızla yayılmaya devam ederken, Türkiye’de 5 virüs vakasının görülmesinden sonra koronaya karşı alının tedbirler artırıldı.

Buna göre;

Kamu kurumlarında hamileler, yasal süt izni kullananlar, engelliler, 60 yaş ve üzerindekiler 16 Mart’tan itibaren 12 gün idari izinli sayılacak.

Peki Koronavirüs Nedeniyle İşe Gitmeyen İşçiler İzinli Sayılır Mı ?

4857 sayılı iş kanunu ışığında yapılacak değerlendirmelerde, İş kanunun 25. Maddesinde, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebeple ve bildirim süresi tanınmadan derhal feshi düzenlenmiştir.

25/II-g uyarınca;

İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.

halinde, işveren tarafından haklı fesih sebebi canlanır. Eğer, işçi tarafından işverenine herhangi bir bilgi verilmeden, gidilmezse, bu halde işveren tarafından haklı fesih sebebi doğar.

Çalışan Koronavirüs Nedeniyle Enfekte Olursa Ne Olur ? 

Çalışanın, Covid-19 virüsünü kapması halinde, bu işe gitmemek için işçi açısından haklı bir sebep oluşturacağından,  işçi istirahatli sayılacaktır. İşçi, rapor aldığından, istirahati sağlık sebebine bağlı olduğundan, iş akdi feshedilemeyecek, tedavi süresince, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan geçici iş göremezlik ödeneğini alacaktır.

Geçici İş Göremezlik Ödemeleri Ne Kadardır ?

Hastalık halinde geçici iş göremezlik ödeneği; kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından rapor alınmış olması şartıyla sigortalıya ortaya çıkan iş göremezliğin 3. gününden başlamak üzere her gün için verilmektedir.

Hastalık halinde verilecek geçici iş göremezlik ödeneği,

  • Yatarak tedavilerde günlük kazancının yarısı,
  • Ayaktan tedavilerde ise günlük kazancın üçte ikisi kadardır.

İşyerinde Koronavirüs Nedeniyle Faaliyet Durursa ve Ücretsiz İzin Süresi 4 Haftayı Geçerse Ne Olur ?

Faaliyetin durması nedeniyle ücretsiz izin süresi 4 haftayı geçerse, işverenin İŞKUR’a başvuruda bulunması ve İş Müfettişlerince yapılan uygunluk tespiti sonucu işyerinin korona virüsten etkilendiği tespit edilirse işsizlik ödeneğine hak kazanmış işçilere 3 ayı geçmemek üzere kısa çalışma ödeneği verilecektir.

İşverenler Koronavirüs ile Mücadele Sürecinde Nasıl Davranmalıdır, İşçilerine Karşı Sorumlulukları Nelerdir ?

TBK, 417. Maddesinde, işverenin sorumluluklarını ayrıntılarıyla belirtmiştir. 417. Maddenin 2. Fıkrası gereği, “İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür.”

Aynı maddenin 3. Fıkrası, bu özen borcunun işveren tarafından ihlaline ilişkin yaptırımlarını “İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir.” Şeklinde lafzına sokmuştur.

İşverenler, virüs nedeniyle iş durdurmak zorunda kalırsa kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilir mi? 

Kısa çalışma ödeneğinden yararlanma nedenleri arasında sayılan sebepler arasında salgın hastalık hali mevcuttur. İşverenler ülke genelindeki bu virüs sebebiyle bu haktan yararlanabilirler. Bu kapsamda işçilere kısa çalışma ödeneği ödenir, ayrıca işçilerin genel sağlık sigortası primleri de karşılanır. Süre de 3 ayı aşmamak kaydı ile 6 aya kadar uzatılabiliyor.

Koronavirüs salgını nedeniyle işler durursa yahut tamamen tatil edilirse işverenler ne yapabilir ?

Koronavirüs salgını nedeniyle işin durması veya tamamen tatil edilmesi halinde başvurulabilecek bir yöntem de işçiye birikmiş yıllık ücretli izinlerini kullandırmaktır. 

Yıllık izin kullandırma işverenin yönetim hakkı kapsamında olup, işçi kural olarak bu yönde verilecek emir ve talimata aykırı davranamaz. Fakat, işçiye yıllık izin hakkı kesintisiz kullandırılmalıdır, eğer işveren tarafından herhangi bir bölünme yapılacaksa, işçiden onay alınmalıdır.

Yıllık İzin Yönetmeliği’ne göre, işveren veya işveren vekili nisan başı ile ekim sonu arasındaki süre içinde, işçilerin tümünü veya bir kısmını kapsayan toplu izin uygulayabilirler, toplu izin kullandırılırken izin süresi bölünebilecek, izin hakkı olmayan kişiler de avans izin hakkı tanınabilecektir.

Bu şekilde yıllık izin hakkı bulunmayan işçi de toplu izinden faydalandırılır.

Toplu İzin

Madde 10 — İşveren veya işveren vekili Nisan ayı başı ile Ekim ayı sonu arasındaki süre içinde, işçilerin tümünü veya bir kısmını kapsayan toplu izin uygulayabilir.

Bu uygulamaya gidildiğinde, izin kurulu izin çizelgelerini, toplu izne çıkacak işçiler aynı zamanda izne başlayacak ve Kanunun 53 üncü maddesindeki izin sürelerine ve yol izni isteklerine göre her işçinin izin süresinin bitimini gösterecek biçimde düzenler ve ilan eder.

Toplu izin dönemleri, bu dönemlerde henüz yıllık ücretli izin hakkını kazanmayan işçileri de kapsayacak şekilde belirlenebilir.

Şu kadar ki, ertesi yıl veya yıllarda bu toplu izin yönteminin uygulanmaması halinde, bu durumda olanların gelecek yıllık ücretli izne hak kazanacakları tarih, genel esaslara göre belirlenir.

Zorlayıcı neden kavramı :

İşin yapılamamasındaki zorlayıcı nedenin, sözleşmenin hangi tarafından kaynaklandığını saptamak gerekir.

Koronavirüs işyerinde işin durmasına yahut tatil edilmesine sebep olursa, bu durum 1 haftadan uzun sürdüyse işçi iş sözleşmesini derhal feshedebilecek, işçi bu hakkı kullanırsa kıdem tazminatına hak kazanacaktır. Fakat burada işverenin derhal fesih hakkı bulunmayacaktır.

Zorlayıcı neden işçi nezdinde de doğabilir. Örneğin Koronavirüs nedeniyle belirli bir bölgede veya ülkenin tamamında sokağa çıkma yasağı ilan edilmesi halinde, zorlayıcı neden işçi nezdinde doğmuş olacak, bu zorlayıcı nedenin bir haftadan uzun sürmesi halinde, bu sefer işverenin derhal fesih hakkı doğacaktır.

Bu durumda da işçiye kıdem tazminatı ödenmesi gerekecektir. Fakat sokağa çıkma yasağından bağımsız işçi kendisinde koronavirüs tespiti nedeniyle işe gidemezse, işverenin derhal fesih hakkı işçiye verilen rapor süresinin, işçinin çalıştığı süreye bağlı olarak belirlenen iki, dört, altı ve sekiz haftalık bildirim süresini altı hafta aşmasından sonra başlayacaktır.

Koronavirüs salgınının ilerlemesi halinde, salgın üretimin azalmasına veya işin yapılamamasına sebep olabilecektir.

Üretim azalmasının süreklilik kazanması ve işgücü fazlalığı doğması halinde bu durum işverenler açısından bir geçerli fesih nedeni oluşturabilir, işverenler işçilerin iş sözleşmesini bildirimli şekilde feshedebilecektir. İşverenler tarafından ilgili sözleşmeler feshedilirken, feshin son çare ilkesine uygun davranılmalıdır.

İşçilere Koronavirüste yüklenen sorumluluklar ve işçilerin bu sorunla karşılaştıklarında başvurabilecekleri yöntemler nelerdir ?

İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu

Çalışanların yükümlülükleri

MADDE 19 – (1) Çalışanlar, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda, kendilerinin ve hareketlerinden veya yaptıkları işten etkilenen diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemekle yükümlüdür. (2) Çalışanların, işveren tarafından verilen eğitim ve talimatlar doğrultusunda yükümlülükleri şunlardır: a) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tehlikeli madde, taşıma ekipmanı ve diğer üretim araçlarını kurallara uygun şekilde kullanmak, bunların güvenlik donanımlarını doğru olarak kullanmak, keyfi olarak çıkarmamak ve değiştirmemek.

b) Kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımı doğru kullanmak ve korumak. c) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tesis ve binalarda sağlık ve güvenlik yönünden ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştıklarında ve koruma tedbirlerinde bir eksiklik gördüklerinde, işverene veya çalışan temsilcisine derhal haber vermek. ç) Teftişe yetkili makam tarafından işyerinde tespit edilen noksanlık ve mevzuata aykırılıkların giderilmesi konusunda, işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak. d) Kendi görev alanında, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak.

Yukarıda detayları ile bildirilen ilgili madde kapsamında, işçiler, bu virüse karşı önlemler almak,işyerindeki başka işçilere rahatsızlıklarını bulaştırmamak,ülkemiz genelinde alınan önlemler çerçevesinde eğer kendilerinde belirtilerin birini dahi görüyorlarsa, işyeri hekimlerine durumu bildirmeli, gerekirse, sosyal izolasyon için işyerlerinden izin almalı, gerekirse, yıllık izin haklarından kullanmalı, eğer ortada ciddi bir vaka varsa da, rapor alarak istirahate çekilmeli ve işyerindeki diğer çalışma arkadaşlarının sağlığını olumsuz etkilememelidir.

İş Kanunu’nun 24. maddesine göre, işçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı bir hastalığa tutulursa işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilecektir. Bu çerçevede işçi, işyerinde çalışırken korona virüs riski taşıyan diğer işçiler nedeni ile sağlığı için ciddi bir tehlike bulunması durumunda iş sözleşmesini derhal, haklı nedenle feshedebilir.

Yine İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca işçinin gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınma hakkı bulunmakta olup; işçinin haklı nedenlerle çalışmaktan kaçındığı bu sürece ilişkin işverenin ücret ödeme borcu devam etmektedir. Kurul kararına veya işçinin talebine rağmen işveren gerekli önlemleri almamakta ısrar ederse, işçi iş sözleşmesini derhal feshedebilecektir.