Borçtan Kurtulma Davası

16

İtirazı geçici olarak kaldırılan borçlu eğer borcu olmadığını iddia ediyorsa bu durumu kanıtlamak ve bu borçtan kurtulmak amacıyla borçtan kurtulma davası açabilir.  Bu dava bir menfi tespit davasıdır. İcra İflas Kanunu’nun 69. Maddesinin 2. Fıkrasında düzenlenmiştir. 

“İtirazın muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlu, takibin yapıldığı mahal veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir. Bu davanın dinlenebilmesi için borçlunun dava konusu alacağın yüzde 15 ini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat veya banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır. Aksi takdirde dava reddolunur.”

Bu davanın açılabilmesi için borçluya itirazın geçici olarak kaldırılmasının tebliğinden itibaren 7 günlük bir süre verilmiştir. 7 iş günü geçtiği takdirde borçlu artık bu yola başvurma hakkını kaybetmiş sayılır. 

Borçtan Kurtulma Davası Nasıl Açılır?

Borçtan kurtulma davası dilekçesi yazılarak görevli ve yetkili mahkemede açılır. Davanın açılabilmesi için harç ve masrafların yanı sıra bu davaya özel bir dava şartı olarak özel bir teminat da yatırılır. Teminat, davaya konu olan alacağın yüzde onbeşi kadardır ve bu miktarın en geç ilk duruşma gününe kadar yatırılması gerekmektedir. Teminat yatırılmadığı takdirde mahkeme başka hiçbir inceleme yapmadan davanın usulden reddine karar verir. 

Borçtan kurtulma davası genel mahkemelerde görülen bir davadır. Bu sebeple mahkeme kararı kesin hüküm teşkil eder. Yani, söz konusu olan borç için yeniden dava açılamaz ve takip yapılamaz. Kısacası verilen karar sonrasında uyuşmazlık kesin olarak karara bağlanır ve davaya söz konusu olan uyuşmazlık kesin olarak tespit edilir.

Borçtan Kurtulma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Genel mahkemeler görevli olduğundan dolayı borçtan kurtulma davası asliye hukuk mahkemelerinde açılır. Ancak bazı ilişkilerden doğan alacaklarda asliye hukuk mahkemeleri değil sulh hukuk mahkemeleri görevli olacaktır. Yetkili mahkeme ise, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirlenmiştir.

Borçtan Kurtulma Davasında İspat Yükü

Borçtan kurtulma davasında ispat yükü öncelikle alacaklıya aittir. Alacaklı söz konusu olan alacağını ispat etmekle yükümlüdür. Ancak alacaklı alacağının varlığını ispat ederse ispat yükü borçluya geçer. Bu defa da borçlu, söz konusu borcun mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü hale gelir.  

Borçtan Kurtulma ile İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat Arasındaki İlişki

İtirazın iptali davası, ilamsız icra takibinde söz konusu olur. Borçlu, ödeme emri kendisine tebliğ edilmesinden başlayarak yedi gün içinde bu takibe itiraz edebilir. İtiraz ilamsız icra takibi durdurur. Bu takibin devam etmesini isteyen alacaklı, itirazın iptali davası açabilir. 

Menfi tespit davası, borçlunun herhangi bir borcu olmadığını tespit edebilmek için açtığı bir davadır. Bu dava, borçlunun söz konusu olan borcu ödemeden önce açması gereken bir davadır. Eğer borçlu davaya konu olacak olan borcu ödediyse artık menfi tespit davası açamaz. 

İstirdat davası ise icra takibi açıldıktan sonra kişinin borçlu olmadığı halde haksız bir şekilde ödeme yapması durumunda gündeme gelir. Borçlu eğer söz konusu borcu ödediyse ancak borçlu olmadığını iddia ediyorsa ödediği bedeli geri alabilmek için istirdat davası açabilir. 

Borçtan kurtulma davası hukuki niteliği itibariyle menfi tespit davası olarak değerlendirilmektedir. Çünkü borçtan kurtulmak isteyen kişi borcu olmadığını iddia ederken alacaklı olan karşı taraf ise bu borcun mevcut olduğunu savunmaktadır.