Boşanma Davaları Kapsamında Çeyiz ve Ziynet Eşyaları

144

Boşanma davaları kapsamında çeyiz eşyası ve ziynet bedeli konusunda verilen kararlar kesinleşmeden icra takibine konulabilir.

Boşanma davaları ve boşanma davası kapsamında verilen kararlar, HMK kapsamında aile ve kişiler hukukuna ilişkin ilamlar olarak nitelendirilir ve kesinleşmeden icraya konulamayan ilam statüsündedir. Hal böyle iken, boşanma kararı kapsamında hükmedilen çeyiz ve ziynet eşyası bedeli, boşanma davası kapsamında, boşanmanın fer’isi hükmünde olmayıp, boşanma davasında bağımsız bir dava statüsündedir. Bu bağlamda, üst kanun yollarının tüketilmesi, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin icra takibine konu edilebilir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2015/5688 Esaslı, 2015/16240 Karar numaralı, 14.09.2015 tarihli kararı uyarınca;

“MAHKEMESİ : Tercan Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR
Şikayetçi borçlu vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; takibe konu alacağın çeyiz eşyalarından kaynaklı bir alacak olup bu tür alacakların kesinleşmeden takibe konulamayacağını, dayanak ilamda belirtilenden fazla miktar için takip yapıldığını belirterek takibin iptalini talep etmiştir.

Mahkemece dayanak ilamda dava konusunun boşanma, çeyiz ve ziynet eşyası bedeli olup, aile ve kişiler hukukuna ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe icraya konulamaz ise de boşanma kararında hükmedilen çeyiz ve ziynet eşyası bedeli, boşanma kararının ferisi olmayıp, boşanma davasından bağımsız bir dava olduğundan kesinleşmeden takibe konulabileceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş borçlu vekili ilama aykırı fazla talepte bulunulduğu ve evrak üzerinde karar verildiğini açıklayarak temyiz itirazında bulunmuştur.

Borçlunun şikayet nedenleri arasında ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağı itirazı yanında, ilamda 16.496,86 TL alacağa hükmedildiği halde takipte 20.734,86 TL istenilmesinin usulsüz olduğu fazlaya ilişkin miktarın iptali yönünde de talebi bulunmaktadır. İcra Hukuk Mahkemesi’nce bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir.

SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”