Miras Hukuku

Terekenin Tespiti Davası

Terekenin tespiti davası miras bırakanın aktif ve pasifindeki mal varlıklarının tamamının akıbeti bilinemediği hallerde mirasçılar tarafından terekedeki malların ne olduğunun anlaşılması için açılması gereken tespit davasıdır. Miras bırakanın terekesindeki varlıkların öğrenilmesi amacıyla ölüme bağlı tasarruflarda herhangi bir hak kaybına uğramamak için açılması gereken önemli bir dava türüdür.

Terekenin tespiti davası miras hakkı söz konusu olan bir dava türü olduğu üzere hak ve menfaat kaybı yaşanmaması için profesyonel hukuki hizmet alınması gerekmektedir. Terekenin tespiti davası büromuzun danışmanlık verdiği alanlardan biridir.

Terekenin Tespiti Nedir?

Terekenin tespiti davası miras bırakanın tüm mal varlığının yanı sıra ölümünden önceki yapmış olduğu karşılıksız kazandırmaların(bağış), satışlar bu gibi hukuki işlemlerin tespiti ve ölümünden sonra terekesinde bulunan aktif (taşınır, taşınmaz, banka hesapları vs.) ve pasif (cenaze giderleri, borçlar vs.) mirasların tespiti için kamu kurumları ve özel bankalara yapılan başvurular neticesinde araştırılmasının yapılması gerektiği talep edilebilir.

Terekenin tespitine yönelik açılacak davada muris muvazaası iddiası da bu dava türüyle tespit edilebilecektir. Tereke tespit davası hukuki yararı olan kimseler tarafından açılabilir, bu sebeple ancak mirasçılar tarafından açılabilecek bir dava türüdür.

Terekenin tespiti davası ölüme bağlı tasarruflarda (mirasçı atama, belirli mal bırakma, yedek mirasçı atama, art mirasçı atama, vakıf ve miras sözleşmesi) haksız ve adaletsiz uygulamalara sebebiyet verilip verilmediğinin anlaşılmasını da sağlamaktadır.

Terekenin tespiti davası, mirasçıların miras bırakanın tüm malvarlığının eksiksiz ve doğru bir şekilde tespit edilmesi amacıyla açtığı delil tespiti niteliğindeki davadır. Mirasçılar bu davayı terekeye ilişkin herhangi bir hak kaybına uğramamak için açar.

Terekenin tespiti davasının açılmasıyla elde edilmek istenen amaç, miras bırakanın hayattayken biriktirdiği malvarlığı ile üçüncü kişilerin himayesinde bulunan hak ve alacaklarının tespitinin sağlanmasıdır.

Tereke Nasıl Tespit Edilir?

Terekenin tespiti murisin aktif ve pasiflerine bakılarak yapılır. Terekenin tüm aktiflerinden tüm pasifleri çıkartılarak net terekenin tespiti elde edilir. Tespit edilen net tereke mirasçılara dağıtılacak kısımdır.

Terekenin aktifine eklenecek unsurlar;

  • Mirasçılara yapılan tenkise tabi sağlar arası karşılıksız kazandırmalar,
  • Üçüncü kişilere yapılan bağışlar,
  • Türk Medeni Kanununun 509.maddesi kapsamında ölüme karşı sigortaların satın alma değeridir.

Terekenin pasif kısmına dâhil olanlar;

  • Miras bırakanın borçları,
  • Cenaze masrafları,
  • Terekenin mühürlenmesi yazımı için yapılan masraflar,
  • Muris ile birlikte yaşayan kişilerin üç aylık geçim giderleri,
  • Mirasçılar arasında cenin varsa murisin eşinin nafaka hakkı,
  • Eğitimini tamamlamamış çocuklara ve sakat çocuklara ödenecek tazminattır.

Bu borç ve masraflar terekeden mahsup edilerek net tereke hesaplanır.

Terekenin Tespiti Davasında Neler Talep Edilir?

Mirasçı tarafından dava dilekçesinde davayı açma amacı dilekçenin konusunda belirtilerek terekenin tespit edilmesi ve resmi kurumlardan miras bırakanın taşınır ve taşınmaz malvarlığına ilişkin müzekkere yazılması talep edilmektedir.

Miras bırakanın taşınmazlarının olup olmadığına dair ilgili tapu ve kadastro müdürlüğüne, taşınır olarak aracının olup olmadığına dair trafik tesciline ve bankadaki hesaplara dair ilgili bankaya müzekkere yazılacaktır. Miras bırakan muvazaalı olarak malvarlığını devretmiş veya bağışta bulunmuş ise ölümünden geriye dönük olarak geçmiş kayıtlarının da mahkeme tarafından ilgili yerlere müzekkere yazılması talep edilebilecektir.

Mirasçılardan birisinin mirasa ilişkin diğer mirasçıların izni olmadan işlem yapmasını önlemek adına mirasçıların zarara uğramaması için ihtiyati tedbir konulması yönünde talepte bulunulabilir. Mahkemece bu durum resen de karar verilebilir.

Terekenin Tespiti Davası Nasıl Açılır?

Terekenin tespiti davası tereke üzerinde hak sahibi olan mirasçıların ( yasal mirasçı, atanmış mirasçı ya da vasiyet alacaklısı) biri veyahut tümü tarafından tereke üzerinde hak iddia etmesi halinde mal ve hakların tespiti maksadıyla açılmaktadır.

Bu sayılanlar dışında Medeni Kanun’da belirtilen terekeye konu olan hakların ve malların devlet tarafından korunması için mahkemelerce resen terekenin tespiti davası da açılabilir. Devlet tarafından açılan terekenin tespiti davası sonucunda önlemlerin maliyeti için harcanan masraf sonradan terekeden karşılanır.

Terekenin Tespiti Davası Ne Kadar Sürer?

Terekenin tespiti davası mahkemelerin iş yoğunluğuna göre duruşma günün tayin edilmesi dava açıldıktan sonra adli tatil sürecine denk gelmesi, delillerin toplanması gibi hususlar için sürelerin verilmesi hususları değerlendirilince davanın ne kadar zamanda nihayete ereceği değişkenlik göstermektedir.

Ortalama bir süre atfedilmek istenilirse sürecin 1-2 yıl kadar süreceği göz önüne alınmalıdır. Dava sürecini etkileyecek tüm bu sürelerin en aza indirgenmesi için alanında yetkin bir avukattan vekillik hizmeti almanız halinde dava süreci hızlanacak, tebligat takibi, dosyaya gelen giden evrakları kontrol etme ve talepte bulunarak dava sürecini hızlandıracaktır.

Tereke Tespit Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme

Terekenin tespiti davasında görevli mahkeme, çekişmesiz bir yargı işi olduğu için HMK.383 maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesidir.

Terekenin tespiti davasında yetkili mahkeme ise, HMK 11 maddesi uyarınca miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.

Terekenin Tespiti Davasında Hak Düşürücü Süre ya da Zamanaşımı Var Mıdır?

Terekenin tespiti davası açılabilmesi için Medeni kanunumuzda herhangi bir zaman aşımı veyahut hak düşürücü süre öngörülememiştir. Bu bakımdan davanın açılmasında hukuki yararın devam ediyor olması şartıyla terekenin tespiti davası ilgili kişiler tarafından her zaman açılabilir.

Terekenin Tespiti Davası ve Reddi Miras

Mirasın reddi mirasçıların miras bırakanın ölümünden sonra yani mirasın intikalinden sonra ölenin her türlü hak ve yükümlülüklerini reddetmesi olarak tanımlanabilir.

Madde 605 – Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.

Miras hukukunda külli halefiyet ilkesince yasal ve atanmış mirasçılar miras bırakanın ölümünden sonra mirasçılık sıfatı gereği murisin borçlarından yalnız tereke ile değil kendi şahsi mal varlıklarıyla da sorumlu hale gelir. Miras bırakanın tüm alacak ve borçları mirasçılara geçer. Miras bırakanın borca batık olduğu durumlarda mirasın reddi müessesesine başvurulabilir.

Terekenin Tespiti Davasında Harç ve Vekalet Ücreti

Terekenin tespiti davası maktu harca tabi davadır, dava açılırken ödenecek miktar dava değerine göre değişmemektedir. Yargılama safhasında tebligat, bilirkişi, ve keşif giderleri için de ayrıca davayı açan mirasçı tarafından dava neticelendirildikten sonra verilmek üzere iade edilmek üzere avans ödenir.

Dosyanın iş yükü, masraf ve harcı, davanın açılacağı yere göre vekalet ücreti belirlenecektir. Ancak avukata ödenecek ücret, her yıl yayınlanan Türkiye Barolar Birliği tarafından düzenlenen avukat asgari ücret tarifesi dikkate alınarak kararlaştırılır. Bu nedenle avukat ile müvekkil vekalet ücretine dair asgari tarifenin altında olmamak şartıyla görüşerek vekalet ücreti hususunda anlaşma sağlayabilirler.

Esma Şengüler

Esma Şengüler Kocaeli’de doğdu, ilk ve orta öğrenimini Kocaeli’de tamamladı. Avukatlık stajını tamamladıktan sonra Kocaeli Barosu bünyesinde meslek hayatına adım atmış, 2014 yılının eylül ayında avukatlık ofisini açarak serbest avukatlığa başlamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu